a
a
Weather:
city not found
HomeUncategorizedAhşap Kaplamaları ve Kullanımı

Ahşap Kaplamaları ve Kullanımı

 Ahşap malzemenin korunması ve güzelleştirilmesi için insanlar her dönemde
bu konuda çalışmış ve elde ettikleri ürünleri ahşapta kullanmışlardır.
Eski Yunan tapınakları için yapılan klosal tann heykellerinin korunması amacıyla, heykellerin iç kısımları boşaltılarak bu kısımlar koruyucu amaçlı yağlarla doldurulmuştur.

Ahşap eşyanın korunmasının gerekliliği yanında insanlar ahşalan güzel görünmesi amacıyla da çalışmalar yapmışlar. Çin’de bulunmuş M.Ö. 200 yıllarından Çin Han devrinden kalma ahşap eşyalarda boya ve vernik izlerine rastlanmış. Süsleme ve koruma amacı ile kullanılan ilk vernik, Japon vernik ağacının (Rhusvemici Fera) kabuk altı sıvısından hazırlanmış. Sürüldüğü yerde çok ince bir katman bırakıyor bu nedenle yeterli koruma amacı için 20-30 kat sürülmesi gerekmiş. Eski ahşaplann korunması ve güzelleştirilmesi için boyalarda kullanılmış, kırmızı ve siyah renkleren çok tercih edilenleri olmuş.)

Romalılar M.S. 200 yıllarında, kurşun üstübeci ve bezlıyağı ile yağlıboyayı andıran bir gereci kullanmışlardır. Romalı bir din adamı olan Rogerus M.S.1100 yıllarında yazdığı kitabında, vernik hazırlama tekniğinde ayrıntılı olarak sandrak reçinesi ve bezir yağından, verniğin hazırlanmasını açıklamakta ve elde edilen sıvının, mobilya ve ahşap kapılar üzerine yapılan resimler üzerine sürülmesini önermektedir. Bu şekilde uygulama yapıldığında ahşap eşya, mobilya ve resimlerin, parlak ve canlı göründüğü ve dayanıklı hale geldiklerinide belirtmiştir. 03)
Çin sanatı hakkındaki bilgiler XVI.yüzyılda Portekizlilerce Avrupa’ya taşınınca, büyük ilgi görmüştür. Avrupa’da verniğe duyulan ihtiyaçtan dolayı uzakdoğudan getirilenler kadar üstün yeteneği olmayan yerli vernikler üzerine çalışılmış. Araştırmacılar bilinen yöresel ve koruyan yağlara yönelmişler, çalışmalarının sonucunda yerli verniklerin kalitesini arttırmışlardır.
XVII.yüzyılda uzakdoğudan getirilen boyalı cilalı Japon sanat eserlerinin taşımacılıktaki zorluklardan dolayı getirtilmesi güçleşmiş. Bu nedenlerden dolayı yöresel vernikler yeniden araştırılmaya başlanmış. Yapılan gizli araştırmalar ve titizlikle saklanan reçetelerle, yağlı vernik ve İspirtolu vernik üretimine hız verilmiş.

XVIII.yüzyıl başlarında vernik üretimi Avrupa’da bir Endüstri kolu haline gelmiştir. Yöresel gereçlerden ve dış ülkelerden getirtilen ham gereçler kullanılmış. Kopal, benzoe, mastik, bemstein gibi doğal reçineler vernik üretiminde kullanılmıştır. Bezir yağından hazırlanan kopal vernikleri başarılı sonuç vermiş, bu vernikler günümüzedek kullanıla gelmiştir.
Reçine ve yağlar doğal haliyle verniklemede kullanılması iyi sonuç vermez bu nedenle kuruyan yağlar metal oksitlerle pişirilmiş ve reçineler esterleştirilerek özellikleri geliştirilmiştir. 1884 yılında ilk defa, kopal reçinesi gliserinle esterleştirilmiştir. Birinci Dünya Savaşına kadar, vernik üretiminde sadece doğal reçineler ve doğal yağlar kullanılmıştır.

1913 yılında Alkid yapay reçinesi piyasaya çıkartılmış. Alkid reçine, bir alkol bileşiği olan gliserin ile pental asidin kimyasal tepkimesinden elde edilir. Alkid reçineli vernikler hava şartlarına karşı oldukça dayanım göstermişler.

1920 yılında kadar yağlı vernik alanındaki çalışmalara devam edilmiş ancak yapay reçinelerin bulunuşuyla, analın boyalann elde edilişleri sağlanmış. Geliştirilen ilk yapay reçine Fenol reçinesidir. Fenol reçine İspirtolu vernik üretiminde kullanımı 1938 yılında başlar. Bu tarihten 4sonra da havanın ve ışığın bozucu etkilerine dayanıklı vernik türleri geliştirilmiştir. o)
Bu araştırmalarda bulunan selülozik vernik kurumada gösterdiği yetenekle, vernik endüstirisinde devrim yaratmış ve kullanımı çoğaltmıştır. Aynca Poliüretan ve Polyester verniklerin geliştirilmesiyle mobilya alanında çok sağlam katman oluşturan vernikler geliştirilmiştir. Günümüzde hala ahşap malzemeyi koruyucu ve güzelleştirici vernik üretim araştırmaları devam etmektedir.

 

 

No comments

leave a comment