a
a
Weather:
city not found
HomeUncategorizedMutfak Nedir?

İnsanların doğal gereksinimlerinden biri olan yemek yeme eylemi için gerekli olan yiyecek maddelerinin hazır1anmasl etkinliğine, yemek hazırlama eylemi adı verilir. Konutta yemek hazırlama ve pişirme eylemlerinin içinde yer alacağı mekan mutfak olarak adlandırılır.

Mutfak ev kadmtmn ana çalışma alanıdır ve ev işlerinin ortalama% 30′ unu yemek hazırlama ve buna bağlı eylemler oluşturur. Mutfak, konut içinde ayn bir mekan olup kendine ait pencerelerden aydınlanır ve havalandırılır. Bu mekanda, yiyeceklerin hazırlanması, korunması, pişirilmesi ve bulaşıkların yıkanması gibi eylemler gerçekleştirilmektedir. Aynca son yıllarda çamaşırların yıkanması eylemi de mutfak kapsamı içerisine eklenebilmektedir.

Mutfağın Gelişim Süreci

Dünyada endüstrileşme hareketinden önce mutfak mekanı kırsal ve kentsel tüın halk konutlarında, içinde ocağın bulunduğu yaşam mekanı, oturma odası ile aynı mekandır. Bugünde kırsal kesimde aynı durum görülmektedir. İçinde ocak bulunan bu mekanda yemek hazırlanır, pişirilir, yenilir ve ocak başında ısmılır, konuşulur ve çocukların oyun oynaması gibi eylemler de yer alır.

ev mutfağı

Bugün bildiğimiz şekildeki mutfağın tarihi geniş ölçüde ısı kaynak1arınm gelişimi ile bağlantılı olmuştur. Ocağın çıplak alevi, dökme demirden mutfak ocağı içindeki kömür, gaz ve son olarakta elektrikli ısıtma araçları olarak biribirlerini takip etmişlerdir. Çağlar boyunca çıplak alev üstünlüğünü korumuştur. 17. yüzyılın sonlarına kadar soğuk mevsimde genellikle tek ısıtma maddesi çıplak alevdi. Taş blokları evin bel kemiğini oluşturan, ABD’nin koloni döneminin bacaları, bu geleneğin kuvvetli bir ölçüsüdür. 1830 ile 1880 ytlları arasındaki yarım yüzyıllık ürede, dökme demir ocaklar hüküm sürer hale gelmişlerdir. 1880-1930 yılları arasında ise gazlı ocaklar kabül görmüşlerdir. Daha sonra sürekli yükselen bir hızla elektrikli ocakların devri başlamıştır.

Dijon’da ve Portekiz’deki Cintra kraliyet sarayında olduğu gibi büyük Gotik evlerde, Burgundiya avlularında ya da görkemli kalelerdeki bazı şömineler de bir mutfak binası içerisinde birleştirilebilirdi. Boruları koni şeklinde bir mahsende birleşerek mimari kompleksin egemen bölümünü oluşturmaktaydı. Ancak 15. yüzyılda burjuva bilincinin uyanışıyla mutfak evin içinde ayrı bir mekan olma özelliği kazandı. Fakat 17. yüzyıla girildiğinde bile, mutfaklar sıklıkla yatak odası ve zaman zaman da toplantı odası olarak, burjuvaya ise sadece yemek odası şeklinde hizmet vermekteydi. Temiz ve düzenli tutulan bir yerdi. Bakırdan yapılmış mutfak araçları, 17. yüzyıl Hollanda hizmetçilerinin ellerinde parlatılan gösteri araçları haline geldi.

17. yüzyılda mutfak en çok oturulan odalardan biri olma özelliğini yitirdi. Sadece bir servis kolaylığı olarak kaldı. 19. yüzyılda, spekülatif yapısı ve sürekli artan şehir nuflisunun bir sonucu olarak mutfak, cazibesinin bütün unsurlarını kaybetti. Bugüne kadar ev kadınının çalışma yeri olan mutfaklara olağanüstü az özen gösterilmiştir.

Mutfakta yerimin daha iyileştirilmes4 erişilmesi arzu edilen keyfiyetlerdendir. Mesala İsveç ev planlarıyla, İsviçreninkiler ve Türk Mutfakları mukayese edilecek olursa İsveç mutfağının gayet zengin ve itinalı tutulduğu görülür. Son zamanlarda İsveç’te ve Amerika’da mutfak standardizasyonu sorunlarıyla ilgilenilmektedir. İsveç ev kadınlarının ve ev idaresi öğretmenlerinin “Heim Forschungs İnstitut” yapmış olduğu fevkalade kıymetli tetkikler İsveç mimarlar birliğinin emrine amade edilmiştir. Amerikalılar gayet mantıki tanzim edilmiş mutfak yapmakla ve daima mutfak
malzemesinin mükemmel bir hale gelmesindeki çalışmalarıyla tanınmışlardır. Hizmetçilerin azlığı Amerikalıları ev kadınının çalışma sahasını ev işlerini dalı az emek harcayarak tanzim
etmeye mecbur etmiştir. Aynı zamanda Almanların da iyi mutfak malzemesinin ilerlemesinde payları vardır. Almanlar bilhassa son 60 yıl zarfinda bu sahada verimli bir şekilde çalışmışlardır. Bu meyanda Frankfurt mutfağı onların maksada uygun bir mutfağın teşkili hususunda yapmış oldukları çalışmalardan birisidir. Bugün de çağdaş mutfağın öncülüğünü yapmaktadır.

mutfak stili

Frankfurt Mutfağı, davlumbaz, yemek dolabı, baza, çöp ve süpürge dolabı, denizlik, evye, pişirme dolabı, çalışma tezgahı ve çöp kutusu, kuru sebze gözleri, yapay aydınlatma, ütü, raflar gibi kısımlardan oluşmaktaydı. Mutfakta başlıca bölümler şunlardır: Yiyeceklerin hazırlandığı ve temizlendiği kısım ( evye ve tabla), pişirme yerleri ( ocak ve fırın), dolaplar (Çiğ ve pişmiş yiyecekler için araç ve gereçler) ve buzdolabı. En basit mutfak; evye, hazırlama tezgahı ve ocak dizisinden oluşmakta, ek olarak çalışma tezgahı, soğutucu, yeterli alt ve üst dolaplar, çöp ve havalandırma sistemleri yer almaktadır. Burada kullanılan ürünlerin üretiminde çeşitli malzemeler (örneğin ahşap, metal ve taş) karma halde kullanılmaktadır. Bunlardan bir kısmı aynı malzeme türlerinden imal edilebildiği için ikame ürünler olarak bir rekabet söz konusudur.

Mutfakta ağırlıklı olarak kullanılan malzeme ahşap esaslı ürünlerdir. Zaman zaman belli bir moda akımana bağlı olarak çeşitli malzemeler kullanılsa da alt ve üst dolaplarda tercihler ahş ap malzemedir. Son yıllara kadar tezgah olarak iyi bir pazara sahip olan taş,seramik, mermer gibi ürünler yava ş yavaş yerlerini laminat gibi ürünlerle kaplanmış ahşap esaslı tezgahlara bırakmaktadırlar.

Çekmeceler, hareketli raflar, tekerlekli modüller ihtiyaca göre çeşitlilik gösteririler. Zaman içirisinde ankastre mutfaklar geçerlilik kazanmış, estetiğe önem verilmesi ve moda renklerin kullanılmasıyla beyaz eşyalar mutfakta göze batmaya ba şladığı için aletler tamamen dolapların içine gömülmüştür. Dolap kapakları ise kayar menteşelerle techiz edilerek, kapaklar açılırken aynı anda aletlerin kapılarının da açılması sağlanmıştır. Islak mekanlar olarak tanımlayabileceğimiz mutfaklarda, kullanılan malzemeler büyük önem taşır. Bunlarda kalite, estetik ve sağlamlık birarada bulunması istenilen özelliklerdendir. Günümüzde rutubetli ve ıslak ortamlarda ahşabın dayanıksız olduğu fikri geride kalmıştır. Laminat, ahşap kaplama, masif ahşap ve lake tercih edilen malzemelerdir. Hepsinin biribirine göre avantajları ve dezavantajları vardır.

Türklerde Mutfağın Gelişimi

Türklerde göçebelikten başlayan toplwnsal gelişme sürecinde mutfak anlayışında bir gelişme görülmektedir. Göçebelik dönemlerinde çadırlarda bulunan üç bölmenin bir tanesi daima kap kacak yeri olarak kullanılırdı. Yemekler açık alanda hazırlandıktan sonra çadır içinde, oturulan ve “;atılan mekanda yenilirdi. Yerleşik düzene geçilen ilk dönemlerde geçmişin etkisiyle mutfaklar çok uzun süre evlerin zemin katlarında yer almışlardır. Avludan ışık alan mutfaklar küçük odun ocaklarını içlerinde barındırırlarken, büyük firınlar avlularda ayn mekanlar olarak yer almaktaydılar. Yemekler ise misafir geldiğinde en geniş odalarında yenilirken, biraz da temizlik ve ısınma sorunu nedeniyle ev halkı daima en küçük odada yerdiler.

siyah ve kırmızı mutfak

Genelde ataerkil bir yapının etkisiyle evin en yaşlı üyelerinden üçüncü ve hatta dördüncü kuşak üyelerine kadar her ferdin aynı ev içerisinde yaşaması nedeniyle mutfaklarda büyük kaplar kullanılırdL Zemin katta bulundukları için taş duvarlarla sarılı mutfaklarda araç ve gereç olarak ahşap kaplar, tel dolaplar, hamur tekneleri, oklavalar görülmektedir. Bina yapımında ku11anılan ahşap malzemeler ancak ahş ap yoğunluğunu öne çıkarmaktadır. Mutfaklar yemek yenilen yer olmadıkları için dekorasyon önemsenmiyordu. Ekonomik kaygılar, israfa karşı olma düşünces doğal ve sosyal şartlar mutfaklara ek olarak, konutlara erzak ambarlarını ve kilerleri kazandırdı. Mutfakların kapılarının ise genel giriş kapısına yakın olduğu gözlenir. Taşıma kolaylığı için yapılan bu seçiminde aynı zamanda su kaynakları olan kuyu ve akıntı olukları da dikkate alınırdı.

Kentleşme ile birlikte mutfaklar da kendilerine konutların içerisinde yer edinmiştir. İlk dönemlerde yemekler yine en küçük odalarda yenildi. Yer sofralarının kurulduğu günlerden masalara geçildiğinde ahşap daha belirgin kullanılmaya başlanıldı. Tel dolaplar yerlerini marangozların ellerinden çıkan kapalı veya camekanlı dolaplara terkettiler. Gereksinimlere göre gelişen dolaplar genelde masif olarak üretilmişlerdir. Alt dolaplar çekmece gibi bir takım özellikler taşırken, üst dolap görevi için raflar varlıklarını hep korumuşlardır. Çünkü kalaylanmış bakır kaplar ve tencereler pırıl pırıl bu raflarda dururlardı.

1970 ‘li yıllarda orman ürünleri sanayindeki gelişmelerle yavaş yavaş ürün çeşitlenmesi nedeniyle ahşap kullanımı arttı ve ahşap mutfaklar ön plana çıktı. Kentlerde yaşayanlar için kapları, dağınıklıkları toplayan dolaplar önem kaz.anmaya başladı. Yemek pişirilen ve yenilen yer belkide geleneksel olarak hep ayrı kaldı. Evlilikte salon takımı adı altında yemek odası takımı almak gelenek olmuştur. Fakat Cumhuriyet dönemi sonrası konutlarımızda yemek odası diye bir bölüm yer almamıştır. Yemek odası takımları da salonların bir kenarında ve bir aralar çok moda olan L tipi salonların köşesinde süs olarak tutulmuşlardır.
1979 yılında Erdoğanlar firması ülkemizin ilk mutfak mobilyası üretimini yaptı ve diğer firmalar bunu takip etti . 1983 yılından itibaren de ithal mutfak pazar içerisinde hızla çoğalarak. mutfaktaki gelişmeye katkıda bulunmuştur.

No comments

leave a comment